Zümrüt Rize Gazetesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı “1915 Olayları Uluslararası Konferansı” düzenledi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı “1915 Olayları Uluslararası Konferansı” düzenledi
21 Nisan 2021 - 14:49

Cum­hur­baş­kan­lı­ğı İle­ti­şim Baş­ka­nı Prof. Dr. Fah­ret­tin Altun: “Bugün asır­lar bo­yun­ca barış için­de be­ra­ber ya­şa­mış Türk ve Er­me­ni halk­la­rı­nın ortak geç­mi­şi­ni çar­pı­ta­rak, ta­rih­ten hu­su­met çı­kar­ma­ya te­ves­sül eden bir an­la­tıy­la karşı kar­şı­ya­yız. Ve bu an­la­tı­ya karşı çı­kı­yo­ruz.”
“Sayın Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın 1915 olay­la­rı için ar­şiv­le­rin or­ta­ya kon­ma­sı ve bi­lim­sel yak­la­şım çağ­rı­sı da buna yö­ne­lik­tir. Bu bir ha­ki­kat çağ­rı­sı­dır.”
“Sözde ‘Er­me­ni soy­kı­rı­mı’ id­di­ası, ger­çek­ler­le hiç­bir bağı ol­ma­yan, sa­de­ce si­ya­si he­sap­lar­dan bes­le­nen bir if­ti­ra­dır.”
“Kul­la­nış­lı bir yalan üze­rin­den Tür­ki­ye’ye sal­dı­ran­la­rın der­di­nin Os­man­lı Er­me­ni­le­ri veya ta­ri­hi mağ­du­ri­yet­ler ol­ma­dı­ğı­nı he­pi­miz çok iyi bi­li­yo­ruz.”
Cum­hur­baş­kan­lı­ğı İle­ti­şim Baş­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan 1915 olay­la­rı­nın ta­rih­sel arka planı, hu­ku­ki bo­yu­tu ve gü­nü­mü­ze yan­sı­ma­la­rı­nı ele almak ama­cıy­la “1915 Olay­la­rı Ulus­la­ra­ra­sı Kon­fe­ran­sı” dü­zen­len­di.
Çev­ri­mi­çi ola­rak ger­çek­leş­ti­ri­len kon­fe­ran­sın açı­lış ko­nuş­ma­sı­nı Cum­hur­baş­kan­lı­ğı İle­ti­şim Baş­ka­nı Prof. Dr. Fah­ret­tin Altun ile Türk Tarih Ku­ru­mu Baş­ka­nı Prof. Dr. Birol Çetin’in yaptı.
Cum­hur­baş­kan­lı­ğı İle­ti­şim Baş­ka­nı Prof. Dr. Fah­ret­tin Altun, bu prog­ram­da or­ta­ya ko­na­cak fi­kir­le­rin ger­çek­le­rin or­ta­ya çık­ma­sı­na katkı sağ­la­ya­ca­ğı­nı; zira ta­ri­hin, mü­te­va­zı ancak bir o kadar da cesur in­san­la­rın ha­ki­ka­te olan inanç­la­rı sa­ye­sin­de doğru oku­na­bil­di­ği­ni dile ge­tir­di.
Geçen yüz­yı­lı, ta­ri­hin önem­li kı­rıl­ma an­la­rı­na sahne olan müs­tes­na bir dönem ola­rak ta­nım­la­yan Altun, “Dünya sa­vaş­la­rı, yı­kı­lan im­pa­ra­tor­luk­lar, de­ği­şen sı­nır­lar ve ge­li­şen de­mok­ra­si 20. yüz­yı­lın ki­lo­met­re taş­la­rı oldu. Dünya, tıpkı kabuk de­ğiş­ti­rir gibi si­ya­sal açı­dan de­va­sa bir dö­nü­şüm ya­şa­dı. Yüz­yıl­la­ra sari alış­kan­lık­lar, sı­nır­lar ve yö­ne­tim bi­çim­le­ri de­ği­şir­ken büyük san­cı­lar da ya­şan­dı. Hemen her coğ­raf­ya­da ya­şa­nan acı­lar, gü­nü­mü­ze sa­de­ce tarih ki­tap­la­rıy­la değil, an­ne-ba­ba­lar­dan ço­cuk­la­rı­na ma­sal­lar ve anı­lar­la da ta­şın­dı. Kimi olay­lar mit­le­şip ger­çek­le ba­ğı­nı ko­pa­rır­ken kimi ha­di­se­ler hak et­ti­ği ger­çek­lik­ten pa­yı­nı ala­ma­dı.” diye ko­nuş­tu.
20. yüz­yı­lın bu an­lam­da çok önem­li bir olaya ta­nık­lık et­ti­ği­ni ve Bi­rin­ci Dünya Sa­va­şı so­nun­da üç büyük im­pa­ra­tor­lu­ğun da­ğıl­dı­ğı­nı an­la­tan Altun, “Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu, Avus­tur­ya-Ma­ca­ris­tan İmpa­ra­tor­lu­ğu ve Çar­lık Rusya’sı, et­ki­le­ri gü­nü­mü­ze kadar gelen
zorlu dö­nü­şüm­le­re uğ­ra­dı. Ka­yıt­la­ra göre 65 mil­yon as­ke­rin se­fer­ber edil­di­ği bu ilk kü­re­sel sa­vaş­ta 38 mil­yon sivil ve asker ha­ya­tı­nı kay­bet­ti. Dö­ne­min düşük nüfus ra­kam­la­rı­nı da he­sa­ba kat­tı­ğı­mız­da böy­le­si­ne yük­sek bir kayıp, sa­va­şa ka­tı­lan tüm ül­ke­ler­de kuş­ku­suz büyük trav­ma­lar ya­rat­tı.” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
“TEHCİRDE YA­ŞA­NAN ACI­LA­RI DERİNDEN HİSSEDİYORUZ”
Fah­ret­tin Altun, bir­çok cep­he­de kah­ra­man­lık­lar ser­gi­le­yen Türk mil­le­ti­nin, mil­yon­lar­ca in­sa­nın ha­ya­tı­na mal olan bu sa­vaş­tan çok ciddi şe­kil­de et­ki­len­di­ği­ni be­lir­te­rek, şun­la­rı kay­det­ti: “Os­man­lı mil­le­ti bir bütün ola­rak, İmpa­ra­tor­lu­ğun son dö­ne­min­de ola­ğa­nüs­tü zor­luk­lar­la mü­ca­de­le etti. Ça­nak­ka­le’de, Kaf­kas­ya’da, Hicaz’da Fi­lis­tin’de ve Irak’ta büyük mü­ca­de­le­ler ver­dik. Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu da dahil olmak üzere sa­va­şın bütün cep­he­le­ri­ni tarif edi­le­mez bir kar­ga­şa­ya sü­rük­le­yen Bi­rin­ci Dünya Sa­va­şı es­na­sın­da, ne yazık ki, Ana­do­lu in­sa­nı­nı büyük acı­la­ra gark eden ha­di­se­ler ya­şan­dı. Aynı dö­nem­de Sa­rı­ka­mış’ta bin­ler­ce as­ke­ri­miz do­na­rak şehit oldu; Kaf­kas­ya cep­he­sin­de Os­man­lı top­rak­la­rı­na sal­dı­ran Rus or­du­la­rıy­la çar­pı­şan kuv­vet­le­ri­mi­zi, düş­man­la iş­bir­li­ği yapan Er­me­ni çe­te­le­ri ar­ka­dan vurdu. Os­man­lı mil­le­ti­ne men­sup fark­lı ke­sim­ler vatan da­va­sı için güç bir­li­ği ya­par­ken; kimi yer­ler­de dö­ne­min düş­man­la­rıy­la iş bir­li­ği yapan bazı ya­pı­lar or­ta­ya çıktı.
Doğu Ana­do­lu’da ya­şa­nan ça­tış­ma­lar so­nu­cu Türk ve Er­me­ni on bin­ler­ce insan ha­ya­tı­nı kay­bet­ti. Bu olay­lar üze­ri­ne or­du­nun ha­re­ket­le­ri­ni zor­laş­tı­rı­cı dav­ra­nış­lar­da bu­lu­nan, halka sal­dı­ran ve düş­man or­du­su ile iş­bir­li­ği yapan çe­te­le­re ya­tak­lık eden Doğu Vi­la­yet­le­ri’ndeki Er­me­ni kö­ken­li kimi Os­man­lı va­tan­daş­la­rı Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu sı­nır­la­rı içe­ri­sin­de­ki Su­ri­ye top­rak­la­rı­na gön­de­ril­mek üzere 1915 Teh­ci­ri’ne tabi tu­tul­du. Savaş ko­şul­la­rın­da, si­vil­le­rin ko­run­ma­sı ve vatan sa­vun­ma­sı ama­cıy­la be­lir­li böl­ge­ler­de ya­şa­yan Er­me­ni­ler teh­cir edil­di. Bu em­ni­yet ted­bi­ri uy­gu­la­nır­ken, bütün şid­de­tiy­le süren savaş şart­la­rı al­tın­da, ne yazık ki, is­ten­me­yen olay­lar da mey­da­na geldi; Türk­ler­den de Er­me­ni­ler­den de can ka­yıp­la­rı oldu; acı­lar ya­şan­dı. Bu ya­şa­nan­lar gü­nü­mü­ze kadar gelen tar­tış­ma­la­rın da te­me­li­ni oluş­tur­du.”
Altun, “Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ola­rak, Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu ta­ra­fın­dan 1915 yı­lın­da kabul edi­len Teh­cir Ya­sa­sı’nın uy­gu­lan­ma­sı aşa­ma­sın­da ya­şa­nan acı­la­rı tüm kal­bi­miz­le, de­rin­den his­se­di­yo­ruz. Er­me­ni va­tan­daş­la­rı­mı­zın geçen yüz­yıl­da ya­şa­dı­ğı acı­la­ra ortak ol­ma­yı vic­da­ni ve ah­la­ki du­ru­şu­mu­zun bir ge­re­ği ola­rak gö­rü­yo­ruz. Cum­hur­baş­ka­nı­mız Sayın Recep Tay­yip Er­do­ğan’ın da ifade et­ti­ği gibi ‘hep bir­lik­te Tür­ki­ye ol­ma­nın’ da acıda ve se­vinç­te bir­lik ol­mak­tan geç­ti­ği­ne ina­nı­yo­ruz.” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
“BU TOP­RAK­LAR­DA YA­ŞA­NAN ACI­LA­RI BİRBİRİNDEN AYIR­MI­YO­RUZ”
Fah­ret­tin Altun, “Bu­nun­la bir­lik­te, bugün asır­lar bo­yun­ca barış için­de be­ra­ber ya­şa­mış Türk ve Er­me­ni halk­la­rı­nın ortak geç­mi­şi­ni çar­pı­ta­rak, ta­rih­ten hu­su­met çı­kar­ma­ya te­ves­sül eden bir an­la­tıy­la karşı kar­şı­ya­yız. Ve bu an­la­tı­ya karşı çı­kı­yo­ruz. Zira biz bu top­rak­la­rın her kö­şe­sin­de ya­şa­nan acı­la­rı bir­bi­rin­den ayır­mı­yo­ruz. Geç­mi­şi, dini, etnik kö­ke­ni, mez­he­bi ne olur­sa olsun, in­san­la­rın bu top­rak­lar­da yüz­yıl­lar­ca kar­deş­çe ya­şa­dı­ğı­nı çok iyi bi­li­yo­ruz.” de­ğer­len­dir­me­sin­de bu­lun­du.
Altun, 1915’te ne ol­du­ğu­na dair tar­tış­ma­la­rın 100 yıl­dan fazla bir zaman sonra hala devam et­me­si­nin ne­de­ni­nin, 1915 olay­la­rı­nın tü­müy­le si­ya­sal ve ide­olo­jik bir konu ola­rak ele alın­ma­sı­na yö­ne­lik ısrar ve inat ol­du­ğu­nu vur­gu­la­dı.Bi­ri­le­ri­nin ha­di­se­yi si­ya­sal ze­mi­ne ta­şı­ya­rak, onu em­per­yal amaç­lar için kul­la­nış­lı hale ge­tir­me­ye ça­lış­tı­ğı­na işa­ret eden Altun, “Sü­rek­li de­ği­şen ak­tü­el si­ya­sal yak­la­şım­la­rın, 100 yıl­lık ta­ri­hi me­se­le­le­re sağ­lık­lı ba­ka­ma­ya­ca­ğı çok açık­tır. Si­ya­sal­laş­tı­ğın­da, bu gibi ta­ri­hi ko­nu­la­rın gün­lük kısır tar­tış­ma­la­ra alet ol­ma­sı ka­çı­nıl­maz­dır. Do­la­yı­sıy­la fark­lı par­la­men­to­la­rın tar­tış­ma­lı ta­rih­sel me­se­le­ler­de ver­dik­le­ri ka­rar­lar on­la­rı de­mok­rat yap­maz ancak da­yat­ma­cı ve zorba yapar. Ta­rih­te ya­şa­nı­lan acı­lar da bu­gü­nün si­ya­set­çi­le­ri için birer çıkar un­su­ru ha­li­ne gelir. Bu da mağ­dur­la­ra ve ya­şa­dık­la­rı acı­la­ra karşı ya­pı­la­bi­lecek en büyük say­gı­sız­lık­tır.” diye ko­nuş­tu.
“CUM­HUR­BAŞ­KA­NI­MI­ZIN HAKİKAT ÇAĞ­RI­SI, SAMİMİYETİMİZİN GÖS­TER­GESİDİR”
Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti’nin her alan­da temel ga­ye­si­nin ha­ki­kat ve ada­le­te hiz­met ol­du­ğu­nu vur­gu­la­yan Altun, “Bu temel pers­pek­tif, yal­nız­ca bugün ya­şa­nan hak­sız­lık­la­ra karşı çık­ma­yı değil, ta­rih­te ya­şan­mış olay­la­ra da adil bir şe­kil­de yak­laş­ma­yı ge­rek­ti­rir. İşte bu yüz­den bizim ha­ki­kat mü­ca­de­le­miz pür ha­ki­kat için­dir. Ha­ki­ka­te ulaş­ma is­te­ği­miz si­ya­sal bir ka­za­nım için değil, ha­ki­ka­tin ken­di­si için­dir. Sayın Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın 1915 olay­la­rı için ar­şiv­le­rin or­ta­ya kon­ma­sı ve bi­lim­sel yak­la­şım çağ­rı­sı da buna yö­ne­lik­tir. Bu bir ha­ki­kat çağ­rı­sı­dır. Do­la­yı­sıy­la so­nuç­tan çe­kin­me­den ha­ki­kat çağ­rı­sın­da bu­lun­ma­mız, bu ko­nu­da­ki sa­mi­mi­ye­ti­mi­zin de bir gös­ter­ge­si­dir.” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
“TARİHE ADİL HA­FI­ZA PERS­PEKTİFİNDEN BA­KIL­MA­LI”
Fah­ret­tin Altun, mağ­dur­la­ra saygı gös­ter­me­nin en güzel yo­lu­nun ta­ri­he adil ha­fı­za pers­pek­ti­fin­den bak­mak ol­du­ğu­nu be­lir­te­rek, “Bunun yolu da geç­ti­ği­miz yüz­yıl­da bu top­rak­lar­da tam ola­rak ne ya­şan­dı­ğı­nı şef­faf, dü­rüst ve bi­lim­sel bir bi­çim­de or­ta­ya koy­mak­tır.” dedi.
Bu he­de­fe yö­ne­lik en kap­sam­lı ve sa­mi­mi adım­la­rın Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğan’ın li­der­li­ğin­de atıl­dı­ğı­nı ifade eden Altun, ni­te­kim 2005 yı­lın­dan bu yana ha­ya­tı­nı kay­be­den Er­me­ni­ler için ta­zi­ye­le­rin en üst dü­zey­de açık­lan­dı­ğı­na dik­ka­ti çekti.
Altun, Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğan’ın geçen yıl Tür­ki­ye Er­me­ni­le­ri Pat­ri­ği Ma­şal­yan’a gön­der­di­ği mek­tu­bun­da ifade et­ti­ği “Ana­do­lu’nun bağ­rın­dan doğ­muş bir­lik­te­li­ği­mi­zi
gör­mez­den ge­le­rek ta­rih­ten hu­su­met çı­kar­ma­ya ça­lı­şan çev­re­ler he­pi­mi­zin ma­lu­mu­dur. Biz bir­lik, refah ve huzur dolu bir ge­lecek is­ter­ken ve bunun için ça­lı­şır­ken, ni­ye­ti başka olan çev­re­le­re fır­sat ve­ril­me­me­si en önem­li di­le­ği­miz­dir.” söz­le­ri­ni ha­tır­lat­tı.
“HANGİ PAR­LA­MEN­TO­NUN NE KARAR VERDİĞİNİN NA­ZA­RI­MIZ­DA HİÇBİR İTİBARI YOK­TUR”
Sözde Er­me­ni soy­kı­rı­mı id­di­ası­nın bugün “post-truth” (ger­çek son­ra­sı) ola­rak bi­li­nen ol­gu­nun ön­cü­lü ol­du­ğu­nu be­lir­ten Altun, “Bu, ger­çek­ler­le hiç­bir bağı ol­ma­yan, sa­de­ce si­ya­si he­sap­lar­dan bes­le­nen bir if­ti­ra­dır. Duy­gu­la­ra hitap eden, ir­ras­yo­nel ve gay­ri­meş­ru bir it­ham­dır.” dedi.
Kul­la­nış­lı bir yalan üze­rin­den Tür­ki­ye’ye sal­dı­ran­la­rın der­di­nin Os­man­lı Er­me­ni­le­ri veya ta­ri­hi mağ­du­ri­yet­ler ol­ma­dı­ğı­nı çok iyi bil­dik­le­ri­ni be­lir­ten Altun, şöyle devam etti:“Bunu da en iyi bu top­rak­la­rın yiğit ev­la­dı Hrant Dink şöyle izah et­miş­ti; ‘Kim bizim dos­tu­muz, kim te­da­vi edecek geç­miş­te ya­şa­nan­la­rı? Fran­sız se­na­to­su­nun ka­ra­rı mı? Ame­ri­kan se­na­to­su­nun ka­ra­rı mı? Bun­lar mı bizim dos­tu­muz?’ Hrant’ın bu söz­le­ri, ya­şa­nan acı­la­rın em­per­ya­list dür­tü­ler için nasıl kul­la­nış­lı bir araç ha­li­ne ge­ti­ril­di­ği­ni özet­le­mek­te­dir. Ken­di­si bunun far­kın­day­dı. Biz de bunun far­kın­da­yız.
Hangi par­la­men­to­nun ne karar ver­di­ği­nin, hangi ya­ban­cı dev­let baş­ka­nı­nın ne cümle kur­du­ğu­nun na­za­rı­mız­da hiç­bir iti­ba­rı yok­tur. Bizim için as­lo­lan şey, geç­miş­ten bu­gü­ne bu top­rak­la­rın ev­lat­la­rı­nın kal­bin­de adil bir şe­kil­de yer ala­bil­mek­tir. Bu yüz­den de ha­ki­ka­tin pe­şin­de koş­mak­tan bir an olsun yo­rul­ma­ya­ca­ğız.”
“TARİHİN YAĞ­MA­LAN­MA­SI­NIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ”
Cum­hur­baş­kan­lı­ğı İle­it­şim Baş­ka­nı Altun, bu kon­fe­ran­sın ta­ri­hin yağ­ma­lan­ma­sı­nın önüne geç­mek, 1915’in mey­da­na gel­di­ği ta­rih­sel arka planı unut­tur­ma­mak ve sözde “Er­me­ni soy­kı­rı­mı” if­ti­ra­sı üze­rin­den Tür­ki­ye’ye diz çök­tür­me gi­ri­şim­le­ri­ne engel olmak adına önem­li bir işlev gö­re­ce­ği­ne inan­dık­la­rı­nı ifade etti.
1915 olay­la­rı­nın bi­lim­sel bir şe­kil­de in­ce­le­ne­rek ta­ri­hin doğru an­la­şıl­ma­sı, ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı ka­mu­oyu­na doğru şe­kil­de yan­sı­tıl­ma­sı­nı arzu et­tik­le­ri­ni be­lir­ten Altun, bu bağ­lam­da İle­ti­şim Baş­kan­lı­ğı ve bütün ku­rum­lar ola­rak el­le­rin­den ge­le­ni ya­pa­cak­la­rı­nı söy­le­di.
Bu sü­reç­te bu­gü­ne kadar önem­li ça­lış­ma­lar yapan Cum­hur­baş­kan­lı­ğı Dev­let Ar­şiv­le­ri Baş­kan­lı­ğı­na, Türk Tarih Ku­ru­mu­na, üni­ver­si­te­le­re ve diğer tüm ku­rum­la­ra te­şek­kür eden Altun, “Ha­ki­kât ve vic­da­nın ya­ra­la­rı­mı­zı sar­ma­sı­nı, Kaf­kas­ya başta olmak üzere, tüm dün­ya­da, barış ve is­tik­ra­ra katkı sun­ma­sı­nı te­men­ni edi­yo­rum.” dedi.
Kon­fe­rans, açı­lış ko­nuş­ma­la­rı­nın ar­dın­dan “Ta­rih­sel Sü­reç­te 1915 Olay­la­rı ve Er­me­ni Me­se­le­si”, “Ulus­la­ra­ra­sı Hukuk Açı­sın­dan 1915 Olay­la­rı” ve “1915 Olay­la­rı­nın Gü­nü­mü­ze Yan­sı­ma­la­rı ve Ge­lecek Pers­pek­ti­fi” baş­lık­lı otu­rum­lar­la devam etti.

Sitemizde yayımlanan haberlerin her türlü hakkı Zümrüt Rize Gazetesi'ne ait olup, izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum